kısa film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısa film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

voyage dans la lune, le/a trip to the moon (1902)

ölmeden önce görmeniz gereken 1001 film'in 1.si olmakla beraber, imdb'den 8.3 puanı kapmış olan georges méliès filmdir. georges méliès filmin başında gökbilimcilere ay'a gitme fikrini anlatan profesör barbenfouillis olarak da filmde yer almıştır. neredeyse sinema ile aynı yaşta olan film (107 yıl) ilk bilim kurgu-fantastik film olma özelliğini taşımasının yanısıra, ay'ın gözüne roketin saplandığı sahne ile tanınmaktadır. ayrıca o zamanki çekim tekniklerine bakılırsa gökbilimcilerin ay'da uyudukları sırada arkada beliren yıldızlarla, şemsiyenin mantara dönüştüğü sahnede oldukça başarılıydı bence.

film, smashing pumpkins'in "tonight tonight" isimli şarkısının klibine de büyük bir esin kaynağı olmuştur. izlemek isteyenler buradan.
0 com

wallace and gromit: the wrong trousers (1993)

wallace and gromit serisinin 2. filmi, imdb'den aldığı 8.6 puanın da etkisiyle ilk filme göre çok daha başarılı gözüküyor. a grand day out'da olduğu gibi senarist ve yönetmen nick park, senaryoda bob baker'dan yardım da almış. ayrıca müzikler yine julian nott'a, wallace'ın seslendirmesi de peter sallis'e ait. 30 dakika süren ve "en iyi kısa/animasyon film ödülü" dalında bir oscara sahip olan the wrong trousers, bafta ödüllerinde aldığı "en iyi animsyon film ödülü"nün de haricinde farklı festivallerde aday olduğu tam 7 ödülü silip süpürmüş.

wallace çektiği para sıkıntısı yüzünden eve bir kiracı almak ister. şapşal bir penguen kiracı bulur ve odalarından birini ona verir. penguen, wallace'a inanılmaz derecede yalakalık yapmaya başlar, hatta gromit'in odasına yerleşecek kadar da yüzsüzdür. wallace'ın doğum günü hediyesi olarak gromit'e aldığı elektronik bir pantolonu gözüne kestirip, sahip olmak istediği elması çalmak için suç aleti olarak kullanacak olan penguen, wallace ve gromit'in arasını her ne kadar açsa da bunu başaramayacak ve hapsi boylayacaktır.

nick park'ın kariyerinin en önemli projelerinden olmuş the wrong trousers. ilk filme oranla daha ilgi çekici olması, oscar kazanmasıyla büyük başarı sağlamış. kesinlikle izlenmeli, ama ilk filmi izlemeden izlemeyin, sırayla gitmek en iyisi.

0 com

wallace and gromit: a grand day out (1989)

animasyon ve stop-motion tekniği ile çekilmiş wallace and gromit dörtlemesinin ilk filmi, nick park'ın ilk kısa metraj filmi olma özelliğini de taşıyor. kısa film, animasyon ve stop-motion türleri arasında en bilinenlerden olan a grand day out, imdb'den de 7.8 gibi yüksek bir puanla karşımıza çıkıyor. wallace'ın seslendirmesini peter sallis'in yaptığı film, 23 dakika sürmesinin yanısıra, adeta keşke hiç bitmese dedirtiyor. 1991 yılında "en iyi kısa/animasyon film" dalında oscara aday olan fakat buradan eli boş dönen film, 1990 yılında bafta ödüllerinde "en iyi animasyon film ödülü"nü alıyor. ama üzüldüğüm nokta müzikleri ile ilgili hiçbir ödül adaylığı bulunmaması. çünkü julian nott gerçekten çok eğlenceli müzikler yapmış film için, yazık olmuş.

wallace ve kadim dostu, aynı zamanda köpeği gromit'in tatil yapacak bir yer aramalarıyla başlar herşey. doğru düzgün bir tatil mekanı bulamayan ikili, şans eseri evde biten peynirden yola çıkarak ay'a gitmek isterler. ay'ın peynirden olduğuna dair anlatılanları hatırladıktan sonra tabi. kendi yaptıkları roketle ay'a giderler fakat "ay peyniri"ni fazla beğendikleri de söylenemez. işte böyle başlar macera, ve böyle de biter.

1902 çekim georges méliès filmi "le voyage dans la lune"a (ay'a seyahat) direkt olarak bir gönderme var bir kere filmde. çoğu web sitesi bu göndermenin kötü niyetli olduğunu varsaymış, fakat bunu en iyi nick park bilir diyerek susuyorum. özellikle çocuklar başta olmak üzere benim gibi stop-motion hayranlarının da ilgisini çekecek bir film "a grand day out". izlenmeli.

1 com

vincent (1982)

tim burton tarafından yazılıp yönetilen ve stop-motion tekniği ile çekilmiş kısa filmdir. imdb'den 8.5 gibi yüksek bir puan alan film 5 dakika 53 saniye sürmesinin yanısıra, siyah beyaz görüntüsü ile oldukça ilgi çekicidir. stop-motion ve animasyonun mükemmel uyumuyla beraber bir de üstüne güzel bir çeviri eklenince keyifle izlenen film, tim burton'ın ilk çalışmalarından olması ve yeteneğini ön plana çıkarmasıyla kendini gösteriyor. ayrıca 1984 yılında ottawa international animation festivali'nde tim burton'a "en iyi izleyici ödülü"nü kazandırmıştır.

movie quotes:
vincent malloy yedi yaşında, kibar ve terbiyeli her zamanda. yaşına göre bir çocuk için saygılı ve sevimli, ama aynen vincent price gibi olmak hayali. sorun değil onun için evdeki kız kardeşi, köpek ve kediler. aslında örümcek ve yarasalarla bir evi paylaşmak ister. orası yansıtabilirdi üzerine icat ettiği korkuları, yalnız ve acı içinde dolaşırdı karanlık koridorları. vincent sevimli olur onu görmeye geldiğinde teyzesi, ama müzesine koymak için onu balmumuna daldırmaktır hevesi. üzerinde deney yapmayı sever köpeğinin, abacrombie, yaratmak umudu içinde korkunç bir zombi. böylece, o ve korkunç zombi köpeği, kurban verirdi onlara londra sisinin göbeği. düşünmezdi sadece korkunç suçlar, resim çizerek ve okuyarak geçerdi bazı zamanlar. "koş jane koş" gibi kitaplar okurken öbür çocukların hepsi, yazarlardan edgar allen poe vincent'ın en gözdesi. bir gece okurken tüyler ürpertici bir anlatı, okuduğu bir paragraf ile soldu suratı. okudu onu öldürecek kadar korkunç bir haberi, güzel karısı gömülmüştü diri diri. öldüğünden emin olmak için kazdı mezarını, aldırmadı mezarın annesinin çiçekliği olmasını. annesi vincent'ı gönderdi odasına, bildi sürgüne gönderildiğini hüküm hisarına. ömür boyu hayatını geçirme cezası ile çarptırıldığı o yerde, yalnız başınaydı güzel karısının portresi ile birlikte. kabrine kapatıldığında deli ve yalnız, vincent'ın annesi girdi odaya apansız. "dışarı çıkıp oynayabilirsin istersen eğer, güneşli ve güzel bir gün görmeye değer." vincent denedi ama söyleyemedi konuyu, onu zayıflatmıştı tecrit edilme yıllar boyu. bir kalem aldı ve karaladı kağıda, "bu ev tarafından ele geçirildim, ve terkedemem asla."annesi konuştu, "ele geçirilmedin, ve ölmek üzere değilsin.oynadığın bu oyunlar hepsi kafanın içinde senin.sen vincent price değilsin, senin adın vincent malloy. acı çeken biri değil, bir oğlansın hala toy. sen benim oğlumsun, yaşın yedi yalnızca, gerçek bir eğlence bulursun dışarı çıkınca"şimdi öfkesi geçmişti, dışarı yürürken salona, o sırada vincent geriledi yavaşça duvara, odada başladı soğuma, gıcırdama ve titreme, ulaşmıştı tepeye korkunç delirme. abacrombie'yi gördü, onun zombi kölesi, ve mezarının çok altından geldi karısının sesi. tabutundan konuştu ve talep etti korkunç istekler, kırılan duvardan uzanırken iskelet eller. hayatındaki her korku rüyalarında onu ürküten, çılgın kahkahasını korkunç çığlıklarla değiştiren. delilikten kaçmak için istedi kapıya uzanma, gücü ve kuvveti kalmadığından yere düştü ama. yavaş ve çok sakin başladı söze, edgar allan poe'nun "kuzgun"undan söylerken bir dize:"ve gölgeden gelen ruhum yerde yüzerek yatan, yükselecektir... hiçbir zaman!"